Cuma, 03 Eylül 2010 | TÜRK ÇORAP DÜNYASI- TURKEY'S SOCK WORLD
Advertisement
ANA SAYFA arrow GENEL HABERLER arrow Dakong/Mithat ARACI: "Türk Lirasının Tekrar Kuvvetlenmesi Olası mı?" arrow Haberler arrow En Son 
Pazaryeri "Al-Sat"
Category# Ads

Komple Tesis(2)
Gipe Makinası(2)
Çorap Makinası(1)

Ads in Marketplace:(5)
 
İŞ İLANLARI
ELEMAN ARAYANLAR
İŞ ARAYANLAR
İŞ İLANI EKLE
İş-Eleman İlanları
LONATİ 615 VE 400 ÇALİŞACAK ARANIYOR
ÇİFT SİLİNDİR MATEC
KİLOTLU ÇORAP DİKİLİR
MÜŞTERİ TEMSİLCİSİYİM İŞ ARIYORUM
acill postabaşı
BRAVO MAKİNASINA
HAVLU ÇALIŞACAK HAVLU MAKİNA ARANIYOR
ÜRETİM
ACİLL
ACİLL
SANGIACOMA ÇALIŞACAK MAKİNECİ ALINACAK
<<<<< LONATİ MAKİANCI ARANIYOR >>>
Bilgi Bankası
Online Üyeler
Şuanda 39 misafir bağlı
HEPSI |0-9 |A |B |C |D |E |F |G |H |I |J |K |L |M |N |O |P |Q |R |S |T |U |V |W |X |Y |Z

HABERLER Haberler En Son

Search by tag : profesyonellerine, hazırlanmaktadır, edilebilecektir, nlendirmektedir, aksesuarları, işbirliğinde


Dakong/Mithat ARACI: "Türk Lirasının Tekrar Kuvvetlenmesi Olası mı?"

Yazdır E-posta
Yazar Mithat Aracı   
Cuma, 02 Haziran 2006

Döviz kurlarının ani yükselmesi, düşük kurlar nedeniyle uzun bir süredir pazarlarını koruyamamaktan şikayet eden ihracatçıları pek memnun etmiş görünmüyor. Ani kur artışı nedeniyle ihratçılarımız fiyat vermekte zorlanmakta ve yalnış verilen fiyatın sonradan zararla sonuçlanabileceği fikri onları rahatsız etmektedir.

Image Kur artışları, aniden gelmeyip, bir süreç içerisinde yavaş yavaş gerçekleşseydi yabancı alıcıların “fiyat kırın” isteklerini belkide duymayacaktık. Ayrıca hammadde fiyatlarında da ani artışlar yaşamayabilirdik. Bu belirsiz ortamda Türk Lirasının tekrar kuvvetlenme olasılığının olup olmaması sorusu sık sık sorulur oldu. Bu yazımda bu olasılığı sorgulayıp kurlar hakında öngörülerimi sizlerle paylaşacağım.

Global Ekonomide Ucuz Para Dalgası

Son 2-3 haftadır global pazarlardaki çalkantıların kaynağına inmek için genel olarak son yıllarda dünyada neler oldu bir göz atalım. The Economist dergisine göre dünya gayri safi milli hasılası son 11 çeyrekte peşpeşe %4’ün üzerinde büyüyerek son 30 yılda görülen en güçlü artış sürecini yaşamaktadır. Petrol fiyatlarının tarihteki en yüksek seviyelere çıktığı bu günlerde, güçlü global büyüme ile birlikte enflasyonun da tarihi olarak en düşük seviyelerde kalabilmesinin iki nedeni var. Birincisi Çin, Hindistan ve diğer yükselen ülkelerin dünya ekonomisine entegrasyonu sayesinde endüstri devriminden beri gerçekleşen en büyük üretim arz fazlası meydana gelmiştir. İkincisi ise yükselen ülkelerdeki düşük işçilik maliyetleri sanayileşmiş ülkeler üzerinde ciddi rekabet baskısı oluşturmuş, bunun sonucunda hem sanayileşmiş ülkelerde işlerini kaybetmek istemeyen işçiler daha düşük maaşla ve haklarla çalışmaya razı olmuş hemde fiyatlar olması gereken seviyelerin altında tutulmuştur. Yükselen ülkelerin artan talebi nedeniyle aşırı yükselen petrol ve emtiya fiyatlarının sanayileşmiş ülkelerde yaratabileceği enflasyonist etkiyi yukarıda saydığımız iki etken bugüne kadar nötralize etmeyi başarmıştır.

Enflasyonun artmadığı bu ortamda ise dünya merkez bankaları piyasalara ucuz para pompalamakta bir sakınca görmemişlerdir. Örneğin 2003 yılında G7 ülkelerindeki ortalama kısa vadeli faizler kayıtlı tarihte bilinen en düşük seviyelere düşmüştür. Örneğin 2003’de yüzde 1.5'lerdeki Amerikan faizleri son iki yıldan kısa bir sürede yüzde 5'e çıktı. Bu düşük faizler ise özelikle Amerika’da borç paraya dayanan bir tüketim çılgınlığı yaratmıştır. Ayrıca düşük faizler dünya çapında yatırımcıların daha yüksek riskler alarak örneğin, Türkiye’de olduğu gibi, sıcak para girişlerine neden olmuş bu da finansal piyasalarda küçük balonlar yaratmıştır.

Ucuz Para Devri Bitti

Ucuz paranın yarattığı bu devir, The Economist dergisine göre kapanmak üzere. Son 15 yıldır ilk kez üç büyük merkez bankası (Amerika, Avrupa ve Japonya) beraberce faizlerini arttırmaya ya başlamışlar yada başlamak üzereler. Piyasalar faiz oranlarının beklentilerin üzerinde artması olasılığını son 2-3 haftada ilk kez düşünmeye başlamışlardır. Bunun da piyasalarda yansımasını açıkça, global finansal piyasalarda son haftalarda meydana gelen çalkantılar şeklinde görmekteyiz. Çalkantıda olan bu piyasalar bize er geç ya büyümenin yada enflasyonun artışa geçeceğinin ilk işaretlerini veriyor. Ayrıca Çin’in artan maliyetleri ve dolar karşısında yükselen yuan kuru nedeniyle eskisi gibi fiyat kıramayacağını sanıyorum. Bu da muhtemelen önümüzdeki dönemde global enflasyonun artmasının nedenlerinden biri olacaktır. 

Amerikan ekonomisi durgunluğa girermi?

Enflasyon kaygıları yaşayan merkez bankalarının önünde faiz oranlarını arttırmaktan başka seçenek kalmamıştır. Likidite bolluğu yaşanan son yılarda, Amerikan tüketicisi, evlerinin değerlerindeki artışlar sayesinde daha fazla kredi alıp harcama yapmışlardı. Ancak artmaya devam eden faiz oranlarının ev fiyatlarını düşürmesi nedeniyle Amerikan halkı tüketim harcamalarını muhtemelen hızla kesecektir. Ekonomisinin yaklaşık %70’i tüketici harcamalarından oluşan Amerikan ekonomisi için bu durumda durgunluk kaçınılmaz sonuçtur. Ev fiyatlarındaki düşüşün ne hızda gerçekleşebileceği, yeni Merkez bankası başkanı Ben Bernanke’nin faizleri hangi orana kadar ve ne hızda arttıracağına bağlıdır. Bu ise piyasalarda ciddi bir belirsizlik yaratmaktadır.

Avro/USD kuru nereye gidebilir?

Şu anda yaşadığımız global enflasyon tehlikesinin kaynağı Amerikan tüketicisinin az para biriktirip borç alarak fazla tüketim yapmasıdır. Uzakdoğu’lular ise tam tersine çok biriktirip az harcamakta ve fazla birikimlerini Amerika’ya borç olarak vermektedirler. Bu aşırı tüketim bizde olduğu gibi Amerika’nın da cari açığını patlatmış, ticaret açığı verdiği özellikle başta Çin olmak üzere uzakdoğu ülkelerinin dolar rezervlerinin rekor seviyelere artmasını sağlamıştır. Bu ülkeler artan üretimleri nedeniyle hem petrole hemde emtiyalara aşırı talepte bulunmaktalar. Artan emtia ve petrol fiyatları da dünyada enflasyonu arttırmaktadır. Amerika’nın cari açığının azalabilmesi için Amerikan dolarının şu anki seviyesinden özellikle Asya para birimlerine karşı ciddi değer kaybetmesi gerektiği çeşitli raporlarda söylenmektedir. Benim de katıldığım bu görüş ışığında artan faiz oranlarının Amerikan ekonomisini durgunluğa itebileceği olasılığı piyasa oyuncuları tarafından fiyatlanmaya başladığında Amerikan doları Avro karşısında düşüşe geçecektir. 2006 yılı sonu için Avro/USD kuru beklentimi daha önceki 1.30 seviyesinden 1.35’e çıkarıyorum. Daha uzun vadede ise Amerikan ekonomisinde meydana gelebilecek durgunluğa bağlı olarak 1.45 avro/dolar seviyesini görmemiz bir sürpriz olmayabilir.

YTL kurları tepe noktasına ulaştımı ?

Mayıs ayının ilk haftasında başlayan Türk Lirasının Mayıs ayı içindeki avro ve dolar karşısındaki değer kaybı en kötümser analistlerin bile hayal edemediği sırasıyla %19.6 ve %16.8 oranlarına ulaşmış bulunuyor. Ocak yazımda Türk Lirasının değer kaybının bu yıl olası politik gerginliklerin boyutuna bağlı olarak gerçekleşeceğini beklediğimi yazmıştım. Ayrıca Avro’nun 2006 yılı içinde dolar karşısında 1.30 seviyelerine çıkabileleceği ve bu nedenle Türk Lirasının Avro karşısında daha hızlı değer kaybedip 1.70-1.80 YTL seviyelerine ulaşabileceğini tahmin etmekteydim. Ancak Lirada son üç haftadır görülen değer kaybı benim beklentilerimi oldukça aşmış görünüyor.

Son 2-3 haftadır kurlarda gördüğümüz çalkantı, yukarıda anlatmaya çalıştığım bizi bekleyen global ekonomik görünüm çerçevesinden bakıldığında sanki yeni başlamış gibi görünüyor. Global ilk dalga sonrası gördüğümüz YTL’nin dolara karşı 1.45 ve Avro’ya karşı 1.85 seviyeleri bundan sonra sanki dip seviyeler olacak gibi. Önümüzdeki haftalarda yurtdışından gelebiliecek yeni dalgaların TL’yi 2006 yılı içerisinde dolar karşısında en yüksek 1.65-1.70 ve Avro karşısında Avro/USD paritesine bağlı olarak en çok 2.20-2.50 seviyelerine kadar çıkarabileceğini bekliyorum.

Bunları söyledikten sonra ekonomideki beklentilerimi şu şekilde sıralayabilirim: liradaki ani değer kaybının fiyatlara önümüzdeki bir kaç aylık süreçte yansıması bizim merkez bankamızında faiz arttırmasına neden olabilir. Bankaların tüketici kredilerinde yaptıkları artışlar (muhtemelen sürecektir) iç tüketimde talep azalması ve sonucunda büyümede daralma sonucunu doğuracaktır. Ayrıca kurlardan kaynaklanacak enflasyonist sürecin engellenmesi için hükümetin harcamaları oldukça ciddi bir oranda kısması gerekmekte. Kurlardaki artış ve iç talebin kısılması ithalatı azaltıp ihracatımızı arttırarak bu da cari açığımızın daralmasına yardım edeceksede bunun etkisini en erken 6-9 aydan sonra görebiliriz. Ancak seçime yaklaştığımız bu süreçte hükümetin ekonomimizde yavaşlamayı isteyebileceğinden emin değilim. Ayrıca önümüzdeki dönemde yaşayacağımız olası politik belirsizlikler, AB ve IMF ile ilişkiler, yurt dışı kaynaklı dalgaların kurları etkileme potansiyeline etki yapacaktır.

Mithat Aracı/Dakong Türkiye

ImageDoğan Şahin Dakong Hakkında Ne Söylüyor ?

Download FileDownload attachment
Video izlemek için tıkla ( Number of downloads: 17 )


 
< Önceki   Sonraki >
Go to top of page Go to top of page
Popüler Firmalar
SPONSORLAR
ACİL DUYURULAR
www.turkcorap.com www.turkcorap.com
Barometre
2010'nun Eylül ayı nasıl geçiyor?
 
Referandumda oyunuz ne olacak?
 
İstatistikler
Üyeler: 3215
Haberler: 1077
Web Linkleri: 28
Ziyaretçiler: 4798581